Ergenlikte Çatışmalar ve İdeal Ebeveyn Tutumları

 

Ergenlik süreci, gençlerin kim olduklarını, inanç ve değerlerinin ne olduğunu bulmaya ve anlamaya çalıştıkları, yetişkinliğe adım attıkları dinamik bir dönemdir. Kişi bir yandan vücudundaki biyolojik değişiklikleri anlamaya ve uyum sağlamaya çalışırken bir yandan da kimliğini oluşturmaya çabalamaktadır. Bu süreçte sosyal ve aile ilişkilerinde de değişiklikler gözlemlenebilir.

Biyolojik değişikliklere eşlik eden psikolojik değişiklikler kişiyi oldukça etkilemektedir. İdeal ve sosyal değerlerin arandığı bu süreçte bilişsel kapasitesi de artan bireyin sosyal düzen ve kurallar gibi pek çok konuyu sorguladığı görülür. Özel haklar, ihtiyaçlar, sorumluluklar, özgürlükler, ahlak, eğitim ve bilinç gibi konular bu dönemde ergenlerin kafasını kurcalayan alanlardır. Tüm bu yoğunluğun içinde kendi yetişkin benliğini oluşturmaya çalışırken, önceki çocukluk dönemi öğretileri ile yeni edindiği bilgileri harmanlar, keşfettiği benlik ve yetenekleri ile tecrübesini birleştirerek ortaya koyar.

Gelişim teorileri, ergenlik dönemini kişilik biçimlendirme dönemi olarak ele alır. Bu, süreç içerisinde ailenin rolünün geçici olarak kısıtlandığı anlamına da gelebilir çoğu zaman. Ergenin ailesi ile geçirdiği zaman yerini sosyal çevrede arkadaşlarıyla veya tek başına geçirmeyi tercih ettiği zaman halini alabilir. Kendisini bir gruba ait görebilmek için, ebeveyn öğütlerinden ve kontrolünden kendisini sıyırmaya çalışır. Problemleri için sıklıkla arkadaşlarına danışır. Çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemi olması sebebiyle alınan kararlar da ne tam yetişkin sorumluluğunda ne de çocuksu dürtüsellikte olacaktır. Dolayısıyla riskli davranışlarda bulunabilir, sorumsuzca karar alabilirler. Benmerkezci tavırları ile tehlikeli davranışlarının olumsuz sonuçları ile ilgilenmeyebilirler. Madde ve alkol kullanımı, güvenli olmayan cinsel denemeler, kendine ve başkasına zarar verme davranışları sıklıkla ergenler arasında görülebilen davranışlardır. Bu noktada araştırmalara göre, olumlu aile ilişkileri ergenlik döneminde riskli davranışlara karşı koruyucu bir faktör oluşturur. Çocuk-ebeveyn arasındaki ilişkinin biçimi değişirken, olumlu aile ilişkilerinin sürüyor olması ve güvenli duygusal bir tabanın varlığı genç insanların yetişkinliğe doğru gelişiminde pozitif etkinin görülmesini sağlar.

Ergenlik döneminde; bireylerin sadece kendilerini düşünmeye ve aile yapıları, hayatları ve dünya hakkında sorgulamaya başlamaları oldukça normaldir; kendilerini evrenin merkezinde görebilirler. Kendi problemlerini diğer her şeyden önemli ve üstün görebilir, tüm davranışlarının izlendiği ve düşüncelerinin başkaları tarafından eleştirileceğini düşünebilirler. Bu yeni düşünceler  ve sorgulamalar çoğu zaman öfke ve hayal kırıklığı gibi yoğun duygulara sebep olsa bile; bunların bu döneme özel ve geçici olduğunu bilmek gerekir.

Kendini keşfetme dönemi olan ergenlik süresince ebeveyn – çocuk çatışmaları sıklaşabilir. Özellikle ebeveynler çocuklarının arkadaşları ile geçirdiği vaktin daha çok olduğu fark etmeye başladıklarında endişelendikleri için çatışmaların şiddetlendiğini; ve dolayısıyla da sıkı ve katı bir ebeveyn tutumuyla çocuğun aileden psikolojik olarak uzaklaştığını görebiliyoruz. Ebeveynler çocuklarının artık bildikleri gibi çocuk olmadığıyla yüzleştiklerinde ve onlar üzerinde kontrollerinin bir şekilde bitip, onların kendi bağımsızlıklarını kazandığını fark ettiklerinde stres yaşayabiliyorlar. Çünkü artık çocukları onları dinlemiyor, önerilenlere karşıt tepki veriyor olabiliyorlar.

Bir çalışma ile ortaya konan sonuçlara göre, ergenlik dönemindeki bireyin gelişimindeki olumlu sonuçlara ulaşılmasını sağlayacak sağlıklı ebeveyn davranışları aşağıdaki gibidir:

  • Davranışlarınız açık ve tutarlı olmalı; sonradan kabul edilecek şeylere baştan hayır demeyin.
  • Kurallarınız sağlam olmalı ama zorlayıcı olmamalı; yaşına ve yeteneklerine uygun olmayan kural ve sorumluluk vermemelisiniz.
  • Kararları ortak almalı; neye dayandığını açıklamalısınız.
  • Çatışma konularının saygılı bir ortamda tartışılması sağlanmalı; bu süreçte rol model olduğunuzu unutmamalısınız.
  • Aşırı koruyucu olmaktan kaçınmalı; ancakçocuğunuzu gözlemlemeli ve yaşadıklarını size anlatmasına imkan sağlamalısınız.
  • Sıcak ve olumlu bir aile ortamı sağlanmalı; iyi bir dinleyici olmalısınız.
  • Sosyal becerileri kazandıracak bilgi ve yardım verilmeli; kendisini tanımasına da fırsat tanımalısınız.
  • Ergenin biyolojik ve psikolojik değişimlerine esnek olarak karşılık verilmeli; gerektiğinde kurallarda da bu değişikliklere uygun düzenlemeler yapmalısınız.

Kısacası ergenlik dönemi, çocuğunuzun biyolojik, bilişsel, psikolojik, duygusal ve sosyal olarak pek çok alanda değiştiği ve kendisini oluşturduğu dönemdir. Bu süreçte aile ile olan ilişki, onun benlik oluşumunda ve yetişkinliğe geçişinde önemli yere sahiptir. Çocuğunuzun kabul edilme arzusunu önemsediğinizi ve kabul ettiğinizi gösterin. Sevgi, saygı ve ilginizi esirgemeyin. Bu dönemde onları etiketlemeyin ve eleştirmeyin. Hatalarından ders almasını sağlayın. Bırakın kendi hayallerini kursun, kendi idealleri olsun; siz sadece bu yolda onlara rehberlik ve arkadaşlık edebilirsiniz. Sağlıklı ve güvenli bir şekilde bu süreci geçirmek için aile içi iletişimin önemi büyük  olduğunu ve yetişkinlik dönemindeki ruhsal sorunlar için de yakın ve sıcak aile ortamının koruyucu faktör olduğunu unutmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir